İçeriğe geç

Seyahat Fransızcası: Eczanede

Seyahat ederken eczane, önceden hazırlıklı olmanız gereken durumlardan biridir.

Fransızca’yı akıcı konuşmasanız bile, birkaç hazır ifade çok işinize yarayabilir: eczanenin açık olup olmadığını sormak, basit bir sorunu anlatmak, ilaç istemek, reçete gerekip gerekmediğini öğrenmek ve ilacı nasıl kullanacağınızı anlamak.

Bu mini derste, eczanede (à la pharmacie) kullanabileceğiniz temel Fransızca ifadeleri ele alacağız.

Bu kapsamlı bir tıbbi konuşma kılavuzu değil. Amacımız daha basit: seyahatiniz sırasında tipik bir durumda öğrenebileceğiniz, tekrarlayabileceğiniz ve kullanabileceğiniz küçük bir ifade seti sunmak.

Durum

Fransa’da veya başka bir Fransızca konuşulan ülkede olduğunuzu hayal edin.

Başınız, boğazınız veya karnınız ağrıyor. Belki reçetesiz basit bir ilaç almak istiyorsunuz. Ya da en yakın eczanenin açık olup olmadığını öğrenmeniz gerekiyor.

Böyle bir durumda şunları yapabilmek faydalıdır:

  • eczanenin saat kaçta açıldığını sormak;
  • şu anda açık olup olmadığını öğrenmek;
  • basit bir belirtiyi anlatmak;
  • ağrı, öksürük veya alerji için bir şey istemek;
  • reçete gerekip gerekmediğini sormak;
  • ilacı nasıl kullanacağınızı öğrenmek;
  • yan etkileri sormak;
  • fiyatı öğrenmek;
  • alışverişi tamamlamak.

Temel ifadelerle başlayalım.

Temel İfadeler

1. À quelle heure ouvre la pharmacie ?

À quelle heure ouvre la pharmacie ?
Eczane saat kaçta açılıyor?

Bu ifade, eczanenin açılış saatini öğrenmek istediğinizde kullanışlıdır.

Parçalara ayıralım:

  • à quelle heure — saat kaçta, hangi saatte;
  • ouvre — açılıyor;
  • la pharmacie — eczane.

Bu kalıbı diğer yerler için de kullanabilirsiniz:

  • À quelle heure ouvre le magasin ? — Mağaza saat kaçta açılıyor?
  • À quelle heure ouvre la banque ? — Banka saat kaçta açılıyor?
  • À quelle heure ouvre le musée ? — Müze saat kaçta açılıyor?

Dikkat: Fransızcada soru, özellikle günlük konuşmada, karmaşık kelime dizilimi olmadan da kurulabilir. Ancak À quelle heure ouvre la pharmacie ? kulağa doğal gelir ve öğrenme amaçlı uygundur.

2. La pharmacie est ouverte ?

La pharmacie est ouverte ?
Eczane açık mı?

Bu basit bir günlük konuşma sorusudur.

  • la pharmacie — eczane;
  • est ouverte — açık.

Eczanenin önünde dururken, kapıya bakarken veya bir yoldan geçene sorarken bu şekilde sorabilirsiniz.

Daha kapsamlı bir versiyon:

Est-ce que la pharmacie est ouverte ?
Eczane açık mı?

Est-ce que ile kurulan ifade, soru olduğunu daha belirgin hale getirir ve genellikle yeni başlayanlar için daha kolaydır.

3. J’ai mal à la tête

J’ai mal à la tête.
Başım ağrıyor.

Bu, sağlık durumunuzu tanımlamak için en önemli kalıplardan biridir.

  • j’ai mal — canım acıyor / ağrım var;
  • à la tête — baş / baş bölgesinde.

Fransızcada kelimesi kelimesine “başta ağrım var” anlamına gelir, ancak Türkçeye doğal olarak “başım ağrıyor” şeklinde çevirmek daha iyidir.

Bu kalıpla şunları söyleyebilirsiniz:

  • J’ai mal à la gorge. — Boğazım ağrıyor.
  • J’ai mal au ventre. — Karnım ağrıyor.
  • J’ai mal aux dents. — Dişlerim ağrıyor.
  • J’ai mal au dos. — Sırtım ağrıyor.

Bu kalıp sadece eczanede değil, doktorda veya basit bir sorunu anlatmanız gereken her durumda işinize yarar.

4. Il me faut quelque chose contre le mal de tête

Il me faut quelque chose contre le mal de tête.
Baş ağrısı için bir şeye ihtiyacım var.

İlacın adını bilmiyorsanız ancak sorunu anlatabiliyorsanız bu ifade kullanışlıdır.

  • il me faut — ihtiyacım var;
  • quelque chose — bir şey;
  • contre — karşı, için;
  • le mal de tête — baş ağrısı.

Cümlenin sonunu değiştirebilirsiniz:
– Il me faut quelque chose contre la toux. — Öksürük için bir şeye ihtiyacım var.
– Il me faut quelque chose contre les allergies. — Alerji için bir şeye ihtiyacım var.
– Il me faut quelque chose contre le mal de gorge. — Boğaz ağrısı için bir şeye ihtiyacım var.
– Il me faut quelque chose contre le mal de ventre. — Karın ağrısı için bir şeye ihtiyacım var.

Bu ifade özellikle pratiktir: belirli bir ilacı adlandırmaz, ne için bir şeye ihtiyacınız olduğunu tanımlarsınız.

5. Est-ce qu’il faut une ordonnance ?

Est-ce qu’il faut une ordonnance ?
Reçete gerekli mi?

Fransa ve diğer ülkelerde birçok ilaç sadece reçeteyle satılabilir. Bu nedenle bu ifade çok faydalıdır.

  • est-ce que — soru yapısı;
  • il faut — gerekli;
  • une ordonnance — reçete.

Ayrıca şu şekilde de sorabilirsiniz:

Il faut une ordonnance ?
Reçete gerekli mi?

Bu daha kısa, günlük konuşma versiyonudur.

“Reçetesiz” Seçeneği

6. Vous avez ça sans ordonnance ?

Vous avez ça sans ordonnance ?
Bunu reçetesiz var mı?

Bu ifade, bir paketi, ilacın adını gösterirken veya neye ihtiyacınız olduğunu anlatırken işinize yarar.

  • vous avez — sizde var;
  • ça — bu;
  • sans ordonnance — reçetesiz.

Biraz daha kapsamlı bir ifade de kullanabilirsiniz:

Vous avez quelque chose sans ordonnance ?
Reçetesiz bir şey var mı?

Bu kalıp, basit bir şey satın almak istediğinizde ancak hangi ilaçların mevcut olduğunu bilmediğinizde uygundur.

İlaç Nasıl Kullanılır

7. Comment dois-je le prendre ?

Comment dois-je le prendre ?
Bunu nasıl almalıyım?

Size bir ilaç önerildikten sonra sorulacak önemli bir sorudur.

  • comment — nasıl;
  • dois-je — -meli miyim / nasıl almalıyım;
  • le prendre — onu almak.

İlaç dişil veya çoğul ise zamir değişebilir. Ancak başlangıç seviyesi için ifadeyi bütün olarak ezberlemek yeterlidir:

Comment dois-je le prendre ?

Eczanede sizi anlayacaklardır.

8. Combien de fois par jour ?

Combien de fois par jour ?
Günde kaç kez?

Çok kısa ve kullanışlı bir ifade.

  • combien de fois — kaç kez;
  • par jour — günde.

Önceki ifadeyle birlikte kullanılabilir:

Comment dois-je le prendre ? Combien de fois par jour ?
Bunu nasıl almalıyım? Günde kaç kez?

Diğer faydalı sorular:

  • Avant ou après les repas ? — Yemeklerden önce mi sonra mı?
  • Pendant combien de jours ? — Kaç gün boyunca?
  • Je dois le prendre le matin ou le soir ? — Sabah mı akşam mı almalıyım?

Yan Etkiler ve Fiyat

9. Est-ce qu’il y a des effets secondaires ?

Est-ce qu’il y a des effets secondaires ?
Yan etkileri var mı?

  • il y a — var;
  • des effets secondaires — yan etkiler.

Bu ifade, araba kullanmanız, çalışmanız, seyahate devam etmeniz veya başka ilaçlar almanız gerekiyorsa özellikle önemli olabilir.

Ayrıca şu şekilde de sorabilirsiniz:

Est-ce que ça peut provoquer de la somnolence ?
Bu uyuşukluğa neden olabilir mi?

Ancak ilk mini ders için yan etkilerle ilgili temel ifadeyi ezberlemek yeterlidir.

10. Combien ça coûte ?

Combien ça coûte ?
Bu ne kadar?

Hemen hemen her durumda işe yarayan basit bir ifade.

  • combien — ne kadar;
  • ça coûte — bu tutar.

Seçenekler:

  • Combien coûte ce médicament ? — Bu ilaç ne kadar?
  • Vous avez une option moins chère ? — Daha ucuz bir seçeneğiniz var mı?

Moins chère ifadesi dişil formda “daha ucuz” anlamına gelir. Basitçe söylemek gerekirse, tüm ifadeyi ezberleyebilirsiniz:

Vous avez une option moins chère ?

11. Je vais prendre ça, merci

Je vais prendre ça, merci.
Bunu alacağım, teşekkürler.

Bu ifade alışverişi tamamlamaya yardımcı olur.

  • je vais prendre — alacağım;
  • ça — bu;
  • merci — teşekkürler.

Daha basit de söyleyebilirsiniz:

Je prends ça, merci.
Bunu alıyorum, teşekkürler.

Her iki versiyon da anlaşılır ve doğaldır.

Konuşma Kalıpları

Şimdi bu dersteki en önemli kalıpları bir araya getirelim.

À quelle heure ouvre ___ ?

À quelle heure ouvre la pharmacie ?
Eczane saat kaçta açılıyor?

Yerine koymalar:
– le magasin — mağaza;
– la banque — banka;
– le musée — müze;
– le restaurant — restoran.

Örnekler:

  • À quelle heure ouvre le magasin ? — Mağaza saat kaçta açılıyor?
  • À quelle heure ouvre la banque ? — Banka saat kaçta açılıyor?
  • À quelle heure ouvre le musée ? — Müze saat kaçta açılıyor?

J’ai mal à / au / aux ___

J’ai mal à la tête.
Başım ağrıyor.

Örnekler:

  • J’ai mal à la gorge. — Boğazım ağrıyor.
  • J’ai mal au ventre. — Karnım ağrıyor.
  • J’ai mal au dos. — Sırtım ağrıyor.
  • J’ai mal aux dents. — Dişlerim ağrıyor.

Burada vücut kısmından önce gelen küçük kelime değişir:

  • à la — dişil kelimelerden önce;
  • au — eril kelimelerden önce;
  • aux — çoğul kelimelerden önce.

İlk aşamada bu kuralı derinlemesine incelemenize gerek yok. Birkaç hazır ifadeyi ezberlemek daha iyidir.

Il me faut quelque chose contre ___

Il me faut quelque chose contre le mal de tête.
Baş ağrısı için bir şeye ihtiyacım var.

Örnekler:

  • Il me faut quelque chose contre la toux. — Öksürük için bir şeye ihtiyacım var.
  • Il me faut quelque chose contre les allergies. — Alerji için bir şeye ihtiyacım var.
  • Il me faut quelque chose contre le mal de gorge. — Boğaz ağrısı için bir şeye ihtiyacım var.
  • Il me faut quelque chose contre le mal de ventre. — Karın ağrısı için bir şeye ihtiyacım var.

Vous avez ___ sans ordonnance ?

Vous avez ça sans ordonnance ?
Bunu reçetesiz var mı?

Örnekler:

  • Vous avez quelque chose sans ordonnance ? — Reçetesiz bir şey var mı?
  • Vous avez ce médicament sans ordonnance ? — Bu ilacı reçetesiz var mı?

Comment dois-je le prendre ?

Comment dois-je le prendre ?
Bunu nasıl almalıyım?

Faydalı devam soruları:

  • Combien de fois par jour ? — Günde kaç kez?
  • Avant ou après les repas ? — Yemeklerden önce mi sonra mı?
  • Pendant combien de jours ? — Kaç gün boyunca?

Mini Diyalog

Aşağıda eczanede geçen basit bir diyalog var.

Client : Bonjour. J’ai mal à la tête.
Merhaba. Başım ağrıyor.

Pharmacien : Vous avez besoin de quelque chose contre le mal de tête ?
Baş ağrısı için bir şeye ihtiyacınız var mı?

Client : Oui. Vous avez ça sans ordonnance ?
Evet. Bunu reçetesiz var mı?

Pharmacien : Oui, bien sûr. Vous pouvez prendre celui-ci.
Evet, tabii ki. Bunu alabilirsiniz.

Client : Comment dois-je le prendre ?
Bunu nasıl almalıyım?

Pharmacien : Deux fois par jour, après les repas.
Günde iki kez, yemeklerden sonra.

Client : Est-ce qu’il y a des effets secondaires ?
Yan etkileri var mı?

Pharmacien : Ça peut provoquer un peu de somnolence.
Bu biraz uyuşukluğa neden olabilir.

Client : Combien ça coûte ?
Bu ne kadar?

Pharmacien : Cinq euros.
Beş euro.

Client : Je vais prendre ça, merci.
Bunu alacağım, teşekkürler.

Bu diyalog küçük ama neredeyse tüm senaryoyu içeriyor: belirti, talep, reçete, talimat, yan etkiler, fiyat ve satın alma.

Tekrar Kartları

Bu dersten kartlar çıkarabilirsiniz.

Kart 1

Durum: Eczanenin saat kaçta açıldığını öğrenmek istiyorsunuz.
İfade: À quelle heure ouvre la pharmacie ?

Kart 2

Durum: Başınız ağrıyor.
İfade: J’ai mal à la tête.

Kart 3

Durum: Baş ağrısı için bir şeye ihtiyacınız var.
İfade: Il me faut quelque chose contre le mal de tête.

Kart 4

Durum: Reçete gerekip gerekmediğini öğrenmek istiyorsunuz.
İfade: Est-ce qu’il faut une ordonnance ?

Kart 5

Durum: Bunun reçetesiz olup olmadığını sormak istiyorsunuz.
İfade: Vous avez ça sans ordonnance ?

Kart 6

Durum: İlacı nasıl alacağınızı öğrenmek istiyorsunuz.
İfade: Comment dois-je le prendre ?

Kart 7

Durum: İlacı günde kaç kez alacağınızı sormak istiyorsunuz.
İfade: Combien de fois par jour ?

Kart 8

Durum: Yan etkileri sormak istiyorsunuz.
İfade: Est-ce qu’il y a des effets secondaires ?

Kart 9

Durum: Fiyatı öğrenmek istiyorsunuz.
İfade: Combien ça coûte ?

Kart 10

Durum: Önerilen ilacı satın almak istiyorsunuz.
İfade: Je vais prendre ça, merci.

Bu Ders Nasıl Çalışılır

Tüm ifadeleri bir kerede ezberlemeye çalışmayın.

Dersi birkaç adımda işlemek daha iyidir.

  1. Önce tüm ifadeleri ve çevirilerini okuyun.
  2. Ardından en çok ihtiyacınız olan 5 ifadeyi seçin.
  3. Bunları birkaç kez sesli tekrarlayın.
  4. Kalıplara dikkat edin: J’ai mal…, Il me faut…, Vous avez… ?
  5. Mini diyalogu okuyun.
  6. Kendinizi eczanede hayal edin ve konuşmayı zihninizden geçirin.
  7. Birkaç gün sonra kartlara geri dönün.

Ana hedef sadece çeviriyi öğrenmek değil. İfadeleri, ihtiyaç duyabileceğiniz bir durumda tanıdık ve kullanılabilir hale getirmektir.

Bunun Vocabilis ile İlişkisi

Böyle bir mini ders Vocabilis için çok uygundur.

French for Travel kursu içinde “At the Pharmacy” dersi pratik konulardan biri olabilir. Kullanıcı önce durumla tanışır, ardından ifadeleri ve kalıpları öğrenir, sonra kartlarla tekrar yapar.

Bu önemli bir farktır.

Rastgele bir kelime listesi değil, bağlantılı bir senaryo öğretiyoruz:

  • ne söyleneceği;
  • ne zaman söyleneceği;
  • ifadenin nasıl değiştirileceği;
  • daha sonra nasıl tekrar edileceği;
  • kursa nasıl entegre edileceği.

Böylece kartlar, birbirinden kopuk bilgi parçaları değil, eksiksiz bir öğrenme materyalinin parçası haline gelir.

Önemli Olan

Fransızca eczanede anlaşmak için tüm dili bilmenize gerek yok.

Ancak birkaç ifadeyi önceden öğrenmek faydalıdır:

  • À quelle heure ouvre la pharmacie ?
  • J’ai mal à la tête.
  • Il me faut quelque chose contre le mal de tête.
  • Est-ce qu’il faut une ordonnance ?
  • Vous avez ça sans ordonnance ?
  • Comment dois-je le prendre ?
  • Combien ça coûte ?
  • Je vais prendre ça, merci.

Bu ifadeler küçük ama pratik bir senaryo oluşturur.

Gerçek dil becerisi, soyut kelime bilgisinden değil, belirli bir durumda hareket edebilme yeteneğinden oluşur. İşte bu tür senaryolar zamanla bu beceriyi inşa eder.